Son Dakika

31 Ocak 2020 Cuma

AİHM hapishanelerin aşırı dolu olması nedeniyle Fransa'yı mahkum etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), hapishane koşulları nedeniyle manevi tazminata mahkum ettiği Fransa'ya hapishanelerdeki aşırı doluluğa ve aşağılayıcı muameleye son vermesi çağrısında bulundu.



AİHM, 32 mahkumun, hapishane koşullarına ilişkin Fransız hükümetine karşı açtığı davada kararını açıkladı.

Mahkeme, Fransız hükümetini "etkili başvuru hakkı", "insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele" maddelerine dayanarak haksız buldu.

Tutukluluk süresince mahkumlara ayrılan 3 metrekarelik hücrelerin standartların altında olduğuna hükmedilen kararda, mahkumların tuvalet kullanımında da mahremiyetin sağlanmamasının durumu ağırlaştırdığına dikkat çekildi.

Kararda, 3 metrekareden geniş olan hücrelerin ise tutukluluk için uygun koşulları taşımadığı, hareket ve faaliyet özgürlüğünü kısıtladığı belirtildi.

Mahkeme, Fransa'daki hapishanelerdeki aşırı doluluk oranlarının yapısal sorunların varlığını ortaya koyduğuna dikkati çekerek, Fransız hükümetine hapishanelerdeki aşırı doluluk oranlarını azaltacak ve tutukluluk şartlarını iyileştirecek önlemler almasını tavsiye etti.

AİHM, Fransa'nın davacılara 4 bin euro ile 25 bin euro arasında değişen tutarda manevi tazminat ödemesine hükmetti.

ABD Dışişleri, Çin'e seyahat uyarısını en yüksek kademeye yükseltti: 'Çin'e gitmeyin'

ABD Dışişleri Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle Çin'e seyahat uyarısını en yüksek seviye olan 4. kademeye yükseltti.



ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin'in Hubey eyaletindeki Vuhan kentinde ortaya çıkan ve insandan insana bulaşabilen yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle Çin'e seyahat uyarısını en yüksek seviye olan 4. kademeye çıkardı.

​Bakanlıktan yapılan açıklamada, "İlk kez Vuhan'da ortaya çıkan yeni koronavirüs nedeniyle Çin'e seyahat etmeyin" ifadeleri yer aldı. Açıklamada Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) salgın nedeniyle acil durum ilan etmesi hatırlatıldı.

"Seyahat edenler, seyahat kısıtlamalarının önceden haber vermeksizin uygulanmasına hazırlıklı olmalı" denilen açıklamada, "Ticari nakliyatçılar Çin'e giden ve Çin'den gelen rotaları azalttı veya askıya aldı" ifadeleri yer aldı.

Açıklamada şöyle kaydedildi:

"Şu anda Çin'de olanlar ticari yollar üzerinden ülkeden ayrılmayı düşünmelidir. Dışişleri Bakanlığı, zaruri işi olmayan ABD hükümet personellerinin yeni koronavirüs nedeniyle Çin'e seyahatlerini ertelemesini istedi."

Ayrıca açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Pekin büyükelçiliği ve konsolosluklardaki personellere ülkeye dönme talimatı verildiği hatırlatılırken, ABD hükümetinin, Hubey eyaletindeki ABD vatandaşlarına acil servis sağlama konusunda sınırlı bir gücü olduğu belirtildi.

Koronavirüs nedir: Çin'de ortaya çıkan yeni virüs (corona virüs) hakkında neler biliniyor?

Çin'in Vuhan kentinde yeni bir tür virüs ortaya çıktı. Virüse yakalananlarda akut solunum yolu enfeksiyonu görülüyor. Birkaç hafta içerisinde hızla yayılan virüse, Çin'in dışındaki ülkelerde de rastlanmaya başlandı. Ölü sayısı da hızla yükseliyor.


İlk kez Aralık ayında görülen ve '2019-nCoV' olarak adlandırılan virüs, koronavirüs ya da corona virüsü adıyla biliniyor.

Virüs nedeniyle ölenlerin sayısı da 30 Ocak itibariyle 170'e çıkmış durumda. Vaka sayısının da 8 bine yaklaştığı belirtiliyor.

SARS virüsü sonucu dünya çapında 800 kişi hayatını kaybetmişti.

Virüs şimdiye kadar, Çin dahil toplam en az 18 ülkede görüldü. Virüsün Çin'in doğu bölgelerinin yanı sıra Japonya, Tayland, Güney Kore, ABD, Singapur, Vietnam, Almanya, Fransa, İtalya ve Tayvan'a da yayıldığı biliniyor.

Virüsün ortaya çıktığı Vuhan'da alınan karantina önlemleri kapsamında yaklaşık 50 milyon kişinin seyahat etmesine izin verilmiyor.

Zatürre belirtilerine yol açan virüs, dünya çapında sağlık uzmanlarını alarma geçirdi.

Peki henüz bir tedavisi olmayan yeni koronavirüs tipi kısa zamanda ortada kaybolan geçici bir salgın mı yoksa çok daha tehlikeli bir hastalığın ilk işaretleri mi?

Çin'de ortaya çıkan virüsün özellikleri neler?

Hastalardan alınan örneklerin laboratuvarlarda test edilmesi sonucu Çinli yetkililer ve Dünya Sağlık Örgütü, enfeksiyonun koronavirüs (corona virus) olduğu sonucuna vardı.

Koronavirüsler, büyük bir virüs ailesinin bir alt türü. Ancak yeni virüs dahil sadece yedisi insanlara bulaşabiliyor.

Bir koronavirüsün yol açtığı şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS), Çin'de 2002 yılında salgından etkilenen 8 bin 98 kişiden 774'ünün ölümüne yol açtı.

Doktor Josie Golding, "SARS'ın hatıraları hâlâ taze, korkunun çok büyük olmasının nedenlerinden biri bu, ancak bu tür hastalıklarla mücadele etmek için artık çok daha hazırlıklıyız" diyor.

Yeni virüsün de SARS gibi insandan insana bulaşabildiği teyit edilmiş durumda.

Virüse yakalananlarda hangi belirtilere rastlanıyor?

Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikayetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor.

Çin'de bazı hastaların hastanede uzun süreli tedavi altına alınması gerekmişti.

Ancak şu an eldeki bilgiler sadece hastaneye kaldırılan ağır hastaların yaşadıklarıyla sınırlı. Virüse yakalanıp daha hafif bir şekide atlatan olup olmadığı konusunda detaylı bir bilgi henüz yok.

Koronavirüsler orta derece soğuk algınlığından ölüme varacak semptomlara yol açabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Perşembe günü yeni koronavirüs hakkında "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan etti.


İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan basın toplantısında DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, küresel ölçekte acil durum ilan edilmesinin nedeninin "Çin'de değil, diğer ülkelerde yaşananlar" olduğunu söyledi ve asıl endişenin virüsün sağlık sistemleri zayıf ülkelere yayılması olduğunu belirtti.

Ne kadar ölümcül?

Aralık ayında ortaya çıktığı sanılan virüs, şu ana kadar 170 kişinin ölümüne neden oldu. Yani virüse yakalandığı tespit edilenlerin yüzde 2,2'si hayatını kaybetti.

SARS salgınında hastalığa yakalananların yüzde 9'u hayatlarını kaybetmişti.

Ancak virüsün bulaşmasıyla başlayan hastalık sürecinin görece uzun olduğu ve ölü sayısının ilerleyen günlerde artabileceği uyarıları yapılıyor.

Henüz salgının boyutları da tam olarak bilinmediği için bu yeni virüsün yol açabileceği ölümlere dair bir tahmin yürütmek zorlaşıyor.

Virüsün kaynağı ne?

Hatalığın, Çin'in 11 milyon nüfuslu kenti Vuhan'daki Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Çinli yetkililer Hubei bölgesinde toplam 50 milyon kişinin yaşadığı kentlere seyahat kısıtlaması uyguluyor. Vuhan şehri karantinaya alınmış durumda.

Çin genelinde yüz maskesi kullanmak zorunlu hale getirildi, Çin'e bağlı yarı özerk Hong Kong yönetimi de bir dizi önlem açıkladı ve iki ülke arasındaki geçişleri sınırladı.

Uluslararası pek çok havayolu da Çin'e uçuşlarını askıya aldı.

Neden Çin?

Profesör Woolhouse, nüfusun çokluğu ve yoğunluğu ile virüsleri taşıyan hayvanlarla insanların yakın temasının neden olduğunu söylüyor:

"Yeni salgının Çin'de ya da dünyanın bu bölgesinde olmasına kimse şaşırmadı."

Hangi hayvandan kaynaklanıyor?

Koronavirüsler, önce hayvandan insana bulaşıyor. Ancak virüsleri kitlesel bir salgın tehdidi haline getiren, mutasyona uğrayıp insandan insana bulaşmaya başlamaları.

2019-nCoV virüsünün ilk olarak Vuhan'daki Huanan balık pazarında ortaya çıkmış olabileceği üzerinde duruluyor.

Bazı deniz canlıları koronavirüs taşıyor olabilseler de, pazarda tavuk, yarasa, tavşan, yılan gibi başka hayvanlar da bulunuyor ve bunlardan birinin virüsün kaynağı olması çok daha mümkün görünüyor.

Virüsün kaynaklandığı belirlendiğinde, sorunla baş etmek çok daha kolay olacak.

2003 yılında 800'e yakın kişinin hayatını kaybetmesine neden olan SARS virüsünün yarasalardan yayıldığı düşünülüyordu.

İnsandan insana nasıl bulaşıyor?
Başta virüsün sadece hayvandan insana bulaşabildiği açıklanmıştı. Ancak daha sonra virüsün, insandan insana da bulaştığı anlaşıldı.

SARS, insandan insana çok kolay bulaşabiliyordu. Virüse yakalanmış bir kişinin kalabalık bir ortamda öksürmesi dahi SARS'ın yayılması için yeterli olabiliyordu.

MERS ise insandan insana daha zor bulaşan bir koronavirüstü.

Yeni virüs solunum yollarını etkiliyor. O nedenle öksürük ve temas yoluyla bulaşıyor olması yüksek bir ihtimal olarak görülüyor.

Çin, virüse yakalananların belirti göstermeye başlamadan hastalığı bulaştırabildiğini açıklamıştı.

Ne kadar hızlı yayılıyor?

Vakaların sayısı hızla 40'tan 7711'e yükselmiş gibi gözükebilir.

Ancak Çinli yetkililerin testleri yoğunlaştırmasıyla birlikte zaten virüse yakalanmış olan birçok kişi tespit edildi ve bu da virüse yakalan kişi sayısının hızlı biçimde yükselmesine yol açtı.

Salgının ne kadar hızlı yayıldığı konusunda henüz net bir bilgi bulunmuyor.

Virüs mutasyona uğrayabilir mi?
Evet virüsün mutasyon geçirmesi olasılıklar dahilinde. Ancak bunun salgın açısından ne anlama geleceğini söylemek zor.

Mutasyon sonucu insandan insana bulaşma ihtimali artabilir ya da virüse yakalananların yaşadığı semptomlar ağırlaşabilir.

Dünya Sağlık Örgütü ve diğer sağlık uzmanlarının yakından takip edeceği bir konu da ilerleyen günlerde ve haftalarda virüsün mutasyon geçirip geçirmediği olacak.

Son 10 gün içerisinde virüsün insandan insana bulaşma hızının arttığı belirtildi. Bu durumun bir mutasyon sonucu olup olmadığı ise bilinmiyor.

Salgın nasıl durdurulabilir?
Şu an için 2019-nCoV virüsüne karşı bir aşı bulunmuyor. Aşının geliştirilmesi ise en az bir yılı bulabilir.

Eldeki tek seçenek, virüse yakalanmış kişileri tespit edip karantinaya almak.

Hastalarla temas halinde olan kişilerin izlenmesi ve sağlık durumlarının kontrol altında tutulması da uygulanan yöntemler arasında.

Salgını önlemek için seyahat sınırlamaları seçeneği de yürürlüğe konmuş durumda.

Çinli yetkililer yeni virüsün genetik kodunu hızla açığa çıkardı. Bu bilgi, virüsün nereden geldiğini, yayıldıkça ne gibi değişimlere uğradığını ve insanların korunması için ne gibi adımlar atması gerektiğini anlamaya yardımcı oldu.

San Diego'daki Inovio adlı laboratuvarda çalışan bilim insanları yeni virüse karşı aşı geliştirebilmek için yeni tür bir DNA teknolojisi kullanıyor. Şimdilik adı "INO-4800". İnsanlar üzerinde deneme planlarına yaz başında başlayacaklar.

Bilim insanları koronavirüse karşı aşı geliştirmek için zamanla yarışıyor
Inovio, insanlar üzerinde yapılacak denemelerin başarılı olması durumunda daha geniş çaplı denemeler yapılabileceğini, "yılsonuna kadar Çin'deki salgında kullanılabileceğini" söylüyor.

O zamana kadar salgının sona erip ermeyeceğini tahmin etmek imkânsız. Ama Inovio'nun zamanlaması planlar doğrultusunda ilerlerse şirket, yeni aşının bir salgın durumunda en hızlı geliştirilmiş aşı olacağını söylüyor.

Çinli yetkililer nasıl önlemler aldı?

Virüsün bulaştığı kişiler, yayılma riskini en aza indirmek için her ihtimale karşı karantinada tutuluyor.

Virüsün çıkış noktası olan Vuhan kenti de karantinaya alınmış durumda.

Çin'de Ay takvimine göre yeni yıl kutlamaları hazırlıkları vardı, ancak yetkililer virüsün yayılmasını kontrol altına almak için, büyük etkinliklerin iptal edildiğini açıkladı. Normal şartlarda yılın bu döneminde milyonlarca Çinli ülke içinde seyahat ediyor.

Pekin Kültür ve Turizm Bürosu'ndan yapılan açıklamada, "Salgını kontrol edebilmek, insanların hayatlarını ve sağlıklarını koruyabilmek, toplanmaları önlemek ve insanların barış ve huzur dolu bir Bahar Festivali kutlamalarını sağlayabilmek için, Pekin'de bugün itibarıyla bütün büyük çaplı etkinlikler iptal edildi" denildi.

Hubei yerel idaresine bağlı kentlerde kafe, sinema, konser ve sergi salonları gibi yerler de geçici olarak kapatılmış durumda.

Ancak Vuhan ve diğer karantina altındaki kentlerdeki marketlerde büyük kuyruklar oluştuğu, gıda stoklarının da azalmaya başladığı aktarılıyor.

Havalimanlarına da yolcuların vücut ısılarını kontrol edebilen termal kameralar yerleştirildi.

Salgının başlangıç noktası olduğu sanılan balık pazarı da kapatıldı.

Dünya genelinde tedbir alınıyor mu?
Başta Asya ülkeleri olmak üzere birçok ülke Vuhan'dan gelen yolculara yönelik sağlık kontrollerini artırdı. Dünya Sağlık Örgütü de hastanelere yönelik küresel bir uyarı yayımlayarak daha geniş kapsamlı bir salgının yaşanabileceğini söyledi.

Ancak alınan tedbirlerin ne kadar etkili olduğu da sorgulanıyor.

Eğer hastalığın kuluçka dönemi beş günü buluyorsa virüsü taşıyan çok sayıda kişi hiçbir belirti göstermeden başka ülkelere seyahat ediyor olabilir.

Türkiye için risk var mı?

Sağlık Bakanlığı, Çin'den gelebilecek riskli hastaların özel ambulansla karantinaya alınması konusunda önlem alındığını açıkladı.

Türkiye'nin Pekin Büyükelçisi Emin Önen de koronavirüs salgını nedeniyle, Çin'in Vuhan kentindeki 32 Türkiye vatandaşının birkaç gün içinde aileleriyle birlikte tahliye edileceğini açıkladı.

Türkiye'ye getirilecek vatandaşların sağlık durumlarının iyi olduğunu belirten Önen, "Virüs tespit edilmedi. Çinli yetkililerle organize ediyoruz, en kısa zamanda yurda getireceğiz" diye konuştu.

Türkiye'den gönderilecek uçağın direkt Vuhan'a ineceği, ancak vatandaşların İstanbul ya da Ankara'ya mı getireleceği henüz belli değil.

Koronavirüsün ortaya çıktığı Vuhan kenti ile İstanbul arasındaki ticari seferlerin durdurulmuş durumda.

Southern China Havayolları şirketi normal şartlarda Wuhan - İstanbul arasında Pazartesi, Çarşamba, Cuma olmak üzere haftada üç sefer düzenliyordu.

Türk Hava Yolları (THY) da salgın nedeniyle Çin seferlerini 9 Şubat'a kadar durdurma kararı aldı.

Uzmanlar ne kadar endişeli?
Doktor Golding, "Şu an, daha fazla bilgi sahibi olana kadar, ne kadar endişelenmemiz gerektiğini söylemek zor" diyor.

"Kaynağını öğrenene kadar, bizde huzursuzluk yaratacak."

Profesör Ball, "İnsanlara ilk kez bulaşan herhangi bir virüs bizde endişe yaratmalı, çünkü bu virüsün ilk engeli aştığı anlamına geliyor" diyor:

"Bir insan hücresine bulaştığında ve çoğalmaya başladığında, daha kolay yaygınlaşacak ve daha tehlikeli bir hale gelecek mutasyona uğrayabilir."

"Virüse bu fırsatı vermek istemezsiniz."

İngiltere'de kabine Brexit gününde Brexitçi kentte toplanacak

Bugün Avrupa Birliği'nden resmen ayrılacak İngiltere'de bakanlar kurulu, referandumda Brexitçi oyların çoğunlukta çıktığı ilk kent olan Sunderland’de toplanacak.


İngiltere Başbakanlık ofisi '10 Numara'dan yapılan yazılı açıklamada, "İngiltere’nin nihayet AB’den çıkacağı bugün, kabine Sunderland’de, üç buçuk yıl önce AB’den ayrılmaya desteğini ilan eden ilk kentte yapılacak" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Başbakan Boris Johnson’ın yerel saatle 22.00’de televizyonlardan ulusa sesleneceği belirtilirken, Brexit’in mimarları arasında yer alan siyasetçinin yapacağı konuşmadan bazı bölümlere de yer verildi.

Buna göre Johnson, Brexit’in gerçekleşmesine 1 saat kala yayınlanacak konuşmasında, şu değerlendirmeyi yapacak:

“Hükümet olarak görevimiz bu ülkeyi bir araya getirmek ve ileri taşımaktır. Bu gece söylenecek en önemli şey bunun bir son değil, başlangıç olduğudur. Bu, şafağın söktüğü ve perdenin yeni bir sahne için açıldığı andır.”

Brexit için "Gerçek bir milli yenilenme ve değişim anı" ifadelerini kullanacak olan Johnson, bu yeni dönemde İngiltere’nin her köşesinin eşit fırsatlara kavuşturulacağı sözünü de verecek.

AG Anadolu Grubu Holding, McDonald’s’ı sattı

AG Anadolu Grubu Holding bağlı ortaklığı olan Anadolu Restoran’ın yüzde 100’ünü sattı. Anadolu Restoran, McDonald’s’ın Türkiye’deki işletmecisi konumundaydı.

AG Anadolu Grubu Holding 280 milyon liralık satışa imza attı. Türkiye’de McDonald’s zincir gıda işletmesinin lisans sahibi konumunda bulunan Anadolu Restoran’ın tamamı Birlesik Holding Limited şirketine devredilecek. Her iki taraf fiyatı pazarlık ederek belirledi ve satış tutarı peşin olarak tahsil edilecek.

AG Anadolu Grubu Holding, satıştan elde edilen gelirin yüzde 75’ini özkaynak hesaplarında tutarak vergi istisnasından faydalanacağını da KAP açıklamasında belirtti. Hisse devri resmi makamlardan alınacak izin sonrasında gerçekleştirilecek.

Şirketten KAP’a yapılan açıklama şöyle:

06.05.2019 tarihli özel durum açıklamamızda konu edildiği üzere, bağlı ortaklarımızdan Anadolu Restoran İşletmeleri Ltd. Şti. ("McDonald's", "Anadolu Restoran") ile ilgili olarak stratejik alternatifleri araştırmak ve bu amaçla gerektiğinde üçüncü kişiler ile görüşmeler yapmak üzere bir yatırım bankası veya aracı kurumun yetkilendirilmesine karar verildiği bildirilmişti. Bu kapsamda mevcut durum itibariyle görüşmeler tamamlanmış olup, Anadolu Restoran sermayesinin % 100'ünü temsil eden hisselerini Birlesik Holding Limited şirketine satışının yapılması için hisse devir sözleşmesi imzalanmıştır. Hisse devri, resmi makam ve kurumlardan izinlerin alınması sonrasında tamamlanacak olup, 2020 yılı ilk çeyreği içerisinde sonuçlandırılması öngörülmektedir. Söz konusu hisse devir sözleşmesine göre, Anadolu Restoran'ın hisse değeri 280.739.431 TL olarak belirlenmiştir. Rekabet Kurumu onayı sonrasında hisse devri yapılacak olup, kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Levi's Çin'deki mağazalarının yarısını kapatma kararı aldı

Starbucks'tan sonra Levi's te Çin'deki mağazalarını kapatma kararı aldı

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan Koronavirüs, dünyada büyük paniğe sebep oldu. Dünyaca ünlü markalar Çin’de bulunan mağazalarını bir bir kapatıyor. Starbucks’tan sonra Levis'te Çin’deki mağazalarını kapatma kararı aldı.

Çin'de koronavirüs nedeniyle ülkede hayatını kaybedenlerin sayısı 213'e yükseldi

Çinli yetkililer, Hubey eyaletindeki Vuhan kentinde ortaya çıkan ölümcül koronavirüs nedeniyle ülkede hayatını kaybedenlerin sayısının 213'e ulaştığını ve tespit edilen vaka sayısının 9.692 olduğunu bildirdi.


Çinli yetkililer, ülkenin Hubey eyaletindeki Vuhan kentinde ortaya çıkan ve insandan insana bulaşabilen ölümül koronavirüse ilişkin verileri güncelledi.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, yaptığı açıklamada koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısını 213 olarak güncelledi.

Yapılan açıklamada, şimdiye dek tespit edilen vaka sayısının ise 9.692 olduğu bilgisi verildi.

Ayrıca tespit edilen vakaların ülkenin 17 kentinde bulunduğu bildirildi.

Çin'i Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Zhang Jun, gazetecilere verdiği demeçte Pekin'in virüse tedavi geliştirme konusunda ilerleme kaydettiğini ve Çinli uzmanların 130'dan fazla kişiyi başarılı bir şekilde tedavi edebildiğini söyledi.

Tesla gaza bastı, Musk'ın serveti 60 dakikada 2.3 milyar dolar arttı

ABD'nin yüksek teknoloji devi Elon Musk'ın serveti 60 dakikada 2.3 milyar artarak 36 milyar dolara ulaştı.


SpaceX kurucusu, CEO'su ve başmühendisi, Tesla CEO'su ve ürün mimarı, The Boring Company kurucusu, Neuralink ve OpenAI eşkurucusu gibi unvanları bulunan Elon Musk, elektirkli araç üreten Tesla'nın hisse değerindeki yükseliş sayesinde, bir saatte servetine servet kattı.

Musk'ın 60 dakikada 2.3 milyar dolar artan serveti 36 milyar dolara ulaştı.

Çarşamba günü akşam saatlerinde New York Borsası'nda işlem gören Tesla hisseleri yüzde 12 değer kazanarak 649 dolara çıktı.

Böylece 48 yaşındaki yüksek teknoloji girişimcisi, Forbes'in dünyanın en zengin 400 kişisi listesinde 23. sıraya yükseldi.

I can't get over how hilarious this genius is.

— Nina, Formally Known as The Ghost (@TherealArkHive) January 30, 2020
Tesla’nın hisselerinin değeri ekimden beri iki katından fazla artış gösterdi.

Geçen hafta piyasa tavanı 100 milyar dolara ulaşan Tesla hisselerinin gelecek aylarda yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor.

He’s gonna sell! Cause it’s a bubble . He’s gonna be back to liquidity crisis like he was 3 months ago, as CCP market will crash!

— Mao Yin (@nixoxuma) January 30, 2020
Bu da elektrikli araba üreticisini otomotiv sanayinin lideri haline getirdi.

Piyasa değeri bakımından ocak başında Ford ve GM'i geçen Tesla'nın önünde sadece 233 milyar dolarlık piyasa tavanıyla Toyota bulunuyor.

Musk da Forbes'in dünyanın en zengin 400 kişisi listesinde, Apple’dan Laurene Powell Jobs (Apple'ın kurucuus Steve Jobs'ın dul eşi) ile medya baronu Rupert Murdoch arasına yerleşti.

Adalet Bakanı Gül: "Adli mercilerimiz Ioannis Lagos hakkında harekete geçti"


Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yunan milletvekilinin Avrupa Parlamentosundaki (AP) bayrak provokasyonuna ilişkin, "Adli mercilerimiz Ioannis Lagos hakkında harekete geçmiştir." ifadesini kullandı.

Bakan Gül, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Türk Bayrağını alenen aşağılayan kişi, bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır. Adli mercilerimiz Ioannis Lagos hakkında harekete geçmiştir. Irkçılık karşıtlığını her fırsatta ifade eden uluslararası toplumu, hukukun gereği için işbirliğine davet ediyoruz."

Çin seferlerine koronavirüs iptali

Türk Hava Yolları, Çin’de koronavirüsü tanılarının artmasından dolayı Pekin, Guangzhou, Şangay ve Xian şehirlerine düzenlediği seferlerini 9 Şubat’a kadar durdurdu.

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün yaptığı açıklamada, “Korona Virüsü kaynaklı durumu ve son gelişmeleri ulusal ve uluslararası otoritelerle değerlendirmek için; Pekin, Guangzhou, Şangay ve Xian şehirlerine düzenlediğimiz seferlerimizi 9 Şubat’a kadar durduruyoruz. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

500'DEN FAZLA HAVA YOLU SEFERİ İPTAL

Çin basınındaki haberlere göre, Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı'ndan son birkaç günde ülkenin salgın etkisi altındaki şehirlerine 546 hava yolu seferi iptal edildi.

İptal edilen seferlerin, daha önce salgının merkez üssü Hubey eyaletine bağlı Vuhan, Yiçang ve Şiangyang kentleri ile Guangdong eyaletine bağlı Guangcou, Şaanşi eyaletine bağlı Şian, Gansu eyaletine bağlı Lancou, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'ye olduğu belirtildi.

Brexit'te son nokta bu cuma koyuluyor

Avrupa Parlamentosu, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma koşullarını düzenleyen Brexit anlaşmasını onayladı.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de toplanan parlamento, 49'a karşı 621 oyla anlaşmayı kabul etti.

Oylama öncesi yapılan değerlendirmelerde, İngiltere'nin bir gün yeniden AB'ye katılması yönünde dilekler dile getirildi. Ancak İngiltere'deki Brexit Partisi lideri Nigel Farage da dahil olmak üzere AB karşıtı olan parlamento üyeleri, birlik aleyhine konuşmalar yaptı.

İngiltere 31 Ocak'ta AB'den ayrılacak.

İngiltere Parlamentosu ülkenin AB'den ayrılmasının (Brexit) koşullarını düzenleyen anlaşmayı 9 Ocak'ta onaylamış, daha sonra Kraliçe 2. Elizabeth'in de onayıyla yasalaşmıştı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın parlamento tarafından onaylanmasının AB ile İngiltere arasında kurulacak yeni ortaklık yolunda "atılmış ilk adım" olduğunu ifade etti.

Avrupa Parlamentosu'nda İngiltere'yi temsil eden 73 sandalye, AB üyesi 27 ülkeye nüfusları oranında dağıtılacak.

11 aylık geçiş süreci

Anlaşma, 31 Ocak'ta İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ardından öngörülen 11 aylık geçiş sürecinde (31 Aralık 2020), gümrük birliğinin devam etmesini ve ülkedeki AB vatandaşlarının mevcut haklarının korunmasını öngörüyor.

AB ve İngiltere, bu süreçte, geçiş döneminin ardından kuracakları ilişki düzeyini belirleyecek bir anlaşmaya varmaya çalışacak.

Ticaret müzakerelerinin Mart ayında başlaması öngörülüyor.

İngiltere'de 12 Aralık'ta yapılan erken genel seçimi, Brexit'i gerçekleştirme vaadiyle seçime giren Başbakan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti açık farkla kazanmıştı.

30 Ocak 2020 Perşembe

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne dava açtı

İBB Meclisi'nde alınan imar değişikliği ve tahsis kararlarını veto eden İmamoğlu, teklif sahibi AK Parti grubunun ısrar kararının ardından konuyu idari yargıya taşıdı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Meclisi'nin iki imar planı değişikliği, bir de kiralama ve tahsis kararına karşı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne dava açtı.

İmamoğlu veto etti, AK Parti Grubu ısrar etti

İmamoğlu kendisinin veto ettiği ancak, İBB Meclisi'nde Ak Parti'li üyelerin ısrar kararı alarak direndiği 2 imar değişikliği ve bir tahsis-devir kararını mahkemeye götürdü. 

İBB Meclisi'nin 17 Ekim 2019'da aldığı 702 sayılı "Esenler, Başakşehir, Kağıthane, Eyüpsultan, Şişli ve Beşiktaş ilçelerinde muhtelif ada ve parselde bulunan taşınmazların park alanı olarak plan değişikliği yapılması" kararı, 18 Ekim 2019'da aldığı 703 sayılı "Bahçeşehir ve Tuzla ilçelerinde muhtelif ada ve parselde bulunan taşınmazların park, yol, deprem ve toplanma alanı olarak plan değişikliği yapılması" kararı ve 27 Kasım 2019'da 934 sayılı "Muhtelif parsellerin tahsis ve devri" kararı, İmamoğlu tarafından veto edildi.

Vetonun ardından, üç kararda da teklif sahibi olan AK Parti İBB Grubu, değişiklik teklifini tekrar gündeme getirip oylayarak, ısrar kararı aldı ve üç teklifin değişikliği kesinleşti.

İmamoğlu, imar değişikliği ve tahsise karşı çıktı

17 Ekim 2019'daki 702 sayılı ve 18 Ekim 2019'daki 703 sayılı plan değişikliği kararları, CHP ve İYİ Parti gruplarının muhalefetine karşın, oy çokluğuyla kabul edildi.

Kabul edilen kararlar, 23 Ekim 2019'da İmamoğlu tarafından İBB Meclisi'ne iade edildi. İade üzerine tekrar İBB Meclisi'nde oylanan 702 ve 703 sayılı kararlar, oy çokluğuyla geçti.

İptali istenen 934 sayılı "Muhtelif parsellerin tahsis ve devri" kararında ise, Şile, Güngören ve Sultangazi'deki bazı arazilerin AK Parti'li ilçe belediyelerine bedelsiz devri ile Sultanbeyli, Gaziosmanpaşa, Eyüp, Bağcılar, Güngören ve Esenler'deki bazı arazilerin bedelsiz tahsisi için AK Parti'nin İBB Grubu, Grup Başkanvekili Tevfik Göksu imzasıyla teklif sundu. Teklif, İBB Meclisi'nde oylanarak kabul edildi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kararı veto etti. AK Parti Grubu, veto edilen teklifi tekrar İBB Meclisi gündemine taşıdı ve teklif yine oy çokluğuyla kabul edildi.

Yürütmeyi durdurma ve iptal istendi

Veto edilen ve yeniden oylanan üç teklifin ısrar kararıyla kesinleşmesinin ardından Ekrem İmamoğlu, 24 Ocak'ta İstanbul 3. İdare Mahkemesi'ne başvurarak, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun kendisine verdiği yetkiyi kullandı. İBB Başkanı mahkemeden, kararların yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu yetki veriyor

Tekliflerinin yeniden oylanıp kesinleşmesi üzerine, İmamoğlu, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14. maddesinde kendisine verilen yetkiyi kullandı. 14. madde şöyle:

Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediye meclisi kararlarını, yedi gün içinde, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebilir.

Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.

Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilir.

İmar Kanunu'na aykırılık ve inceleme eksikliği

İmamoğlu'nun 702 ve 703 sayılı kararlara yönelik açtığı davada, 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırılık olduğu, 934 sayılı karara yönelik açtığı davada ise, mülkiyet ve kullanım haklarının kimde olduğunun incelenmesinin yapılmadan kararın alındığı belirtildi. independentturkish

29 Ocak 2020 Çarşamba

Apple’dan gelecek için kilit satın alma

Apple, ihtiyacı olan ve gelecek gördüğü firmaları rakipleri gibi satın almaya devam ediyor. İşte bu firmaların en yenisi Xnor.ai oldu. Apple’ın bu şirketi satın almak adına tam 200 milyon doları gözden çıkardığı gelen bilgiler arasında yer alıyor. Peki Xnor.ai ne yapıyor? Açıklandığı kadarıyla bu şirket özel yapay zeka sistemleri geliştiriyor. Bu özel yapay zeka sistemlerinin farkı ise cihazlar içerisinde çalışabiliyor olması. Günümüzde birçok yapay zeka sistemi buluta yani internete bağlı dev sunuculara bağımlı olarak görev yapıyor. Xnor.ai ise bir şekilde tüm süreci çevrimdışı çalışır hale getiriyor. Bu sayede akıllı saat ya da diğer giyilebilir ürünler dahi yapay zeka temelli gelişmiş özellikler kazanabiliyor. Apple’ın bu teknolojiyle gelecek ürünlerini internet bağlantısına ihtiyaç duymadan çok daha gelişmiş hale getireceği tahmin ediliyor.

Apple, kısa süre önce Spectral Edge firmasını da almıştı

Spectral Edge fotoğraf / kamera tarafında özel sistemler geliştiriyordu. 2014 yılında kurulan kurulduğu aktarılan şirket, açıklandığı kadarıyla fotoğraf kalitesini artıran gerçek zamanlı özel algoritmalar geliştiriyor. Bu algoritmaların özellikle düşük ışık fotoğrafçılığına odaklandığı aktarılırken, firmanın geliştirdiği teknoloji sayesinde “kızılötesi” fotoğraf çekilebildiği ve bunun standart fotoğraflar ile harmanlanarak çok temiz / doğru renklerde sonuçlar alınabildiği söyleniyor. Detaylarına burada yer verdiğimiz Bilişimsel Fotoğrafçılık altyapısında çağ atlatacak ve gelecek iPhone’ları kamera / fotoğraf kalitesi açısından çok daha iyi hale getirecek izlenimi oluşturan Spectral Edge, Apple tarafından son dönemde yapılan en önemli satın alımlar arasında yer alıyor.

Bekçilere üst arama ve silah kullanma yetkisi veren düzenleme Meclis komisyonundan geçti

Çarşı ve mahalle bekçilerine vatandaşlara kimlik sorabilme, üst arama, silah ve zor kullanma yetkisi ile adli görevler verilmesi gibi düzenlemeleri içeren 'Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi', TBMM İçişleri Komisyonu'nda kabul edildi.

Teklifle, çarşı ve mahalle bekçisi olarak istihdam edileceklerde aranan şartlara, çarşı ve mahalle bekçilerinin atama ve adaylık süreçlerine, görev ve yetkileri ile çalışma şekillerine ilişkin esasların düzenlenmesi amaçlanıyor.

Buna göre, genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak üzere emniyet ve jandarma teşkilatları bünyesinde silahlı bir kolluk olarak çarşı ve mahalle bekçileri istihdam edilecek.

Emniyet ve jandarma teşkilatlarında istihdam edilen çarşı ve mahalle bekçilerinin amirleri meslek hiyerarşileri içinde tespit edilecek.

Çarşı ve mahalle bekçisi olarak istihdam edileceklerde Devlet Memurları Kanunu'nda sayılan genel şartlar ile İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenen eğitim, yaş, sağlık ve fiziki yeterlilik gibi özel şartların bulunması gerekecek.

Çarşı ve mahalle bekçisi olarak istihdam edilmek için İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak giriş sınavında başarılı olmak şartı aranacak.

Sınavlarda başarılı olan, görevini yapmaya engel teşkil edecek bir hastalık veya engeli bulunmadığı sağlık kurulu raporuyla tespit edilenler emniyet veya jandarma teşkilatlarına İçişleri Bakanı'nın onayıyla aday memur olarak atanacak.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin adaylık süresi 1 yıldan az, 2 yıldan fazla olamayacak. Adaylık süresi içinde verilen temel ve hazırlayıcı eğitimlerde başarılı olanların asaleten atamaları yapılacak. Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin, aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların memuriyetle ilişikleri İçişleri Bakanının onayıyla kesilecek.

Bekçiler, yolda hastalanan, kazaya uğrayan, düşüp kalan ve genel durumu itibarıyla yardıma muhtaç olanlara yardım edecek, yardıma ihtiyaç duyduğu değerlendirilen, şiddet mağduru veya şiddete, istismara uğrama riski taşıyan kadın ve çocukları, kimsesizleri, engellileri ve acizleri en yakın genel kolluk birimlerine teslim edecek.

Bir semt, yer, yol veya sokak sormak için başvuranlara gerekli bilgiyi verecek olan bekçiler, doğum, ölüm, hastalık, kaza, yangın veya afet gibi önemli, acele haller sebebiyle, yapılacak yardım isteklerinden gücü dahilinde olanları öncelikle yerine getirecek.

Büyük tehlike arz eden yangın ve su baskını gibi afetlerde mahalle sakinlerini derhal uyarmakla görevli olan bekçiler, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden bir hayvana rastlanıldığında verebileceği zararları engellemek için kişileri alandan uzaklaştıracak, ilgili genel kolluk ve belediyeyi durumdan haberdar edecek.

Devriye hizmeti yürütecek

Çarşı ve mahalle bekçileri; görev saatleri içinde görevlendirildikleri bölgede devriye hizmeti yürütecek, görev bölgeleri içinde bulunan konut, iş yeri ve araçlar gibi malların korunmasında sahipleri tarafından noksan alınan tedbirleri tamamlattıracak, şüpheli durum veya kişileri bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirecek, kamu düzenini bozacak mahiyetteki gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar önleyici tedbirleri alacak.

Uyuşturucu madde imal edildiği, satıldığı veya kullanıldığından, kumar oynandığından ya da fuhuş yapıldığından şüphe edilen yerleri bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirecek bekçiler, halkın sükun ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engelleyecek, sokak, geçit ve meydanları tıkayarak trafiğe mani olan taşıtları ve diğer engellerin kaldırılmasını sağlayacak.

Çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları; bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek amacıyla durdurabilecek.

Durdurma için makul neden

Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin bulunması gerekecek. Süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamayacak.

Çarşı ve mahalle bekçisi, görevini yerine getirirken kendisinin çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirecek, durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilecek, kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilecek. Bu kişilere kimliğini ispatlamada gerekli kolaylık gösterilecek. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal genel kolluk görevlileri haberdar edilecek.

Durdurma süresi, durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan makul süreden fazla olamayacak. Durdurma sebebinin ortadan kalkmasıyla kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilecek.

Bekçiler, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabilecek. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemeyecek.

Teklife göre, çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydandayken; şüphelileri yakalamak, yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak, suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak, varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmekle görevli ve yetkili olacak.

Bekçiler, haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kişileri gördükleri takdirde yakalayacak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim edecek.

Çarşı ve mahalle bekçileri, zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak.

Çarşı ve mahalle bekçileri, kolluk hizmet ve görevleri dışında her ne suretle olursa olsun çalıştırılamayacak.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık çalışma süresi 40 saat olacak. Emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarda haftada bir gün istirahat verilmek kaydıyla bu süre artırılabilecek. Günlük çalışma saatleri, esas olarak güneşin batışı saatinden doğuşu saatine kadar olan zaman dilimini kapsayacak şekilde düzenlenecek.

Çarşı ve mahalle bekçileri güvenlik veya kamu düzeni ile görevi etkileyen zorunluluk halleri haricinde, belirtilen çalışma süresi ve saatleri dışında çalıştırılamayacak.

Güvenlik veya kamu düzeni ile görevi etkileyen zorunluluk hallerine ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin disiplin, ödüllendirme ve performans değerlendirme işlemlerinde istihdam edildikleri genel kolluk kuvvetine göre emniyet ya da jandarma hizmetleri sınıfı mensuplarına uygulanan hükümler uygulanacak.

Jandarma teşkilatında istihdam edilen çarşı ve mahalle bekçileri, Jandarma Hizmetleri Sınıfı'na dahil edilecek.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin emeklilik yaş haddi 60 olacak.

Fed faiz kararını açıkladı

SON DAKİKA HABERİ: ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini değiştirmeyerek % 1.50 – % 1.75 aralığında tuttu.

Fed/Powell:

Niyetimiz rezervleri bol bir seviyeye döndürmek

Koronvirüs salgınının hangi makroekonomik etkilerinin olacağı belirsiz

Durumu çok yakından takip edeceğiz, ABD ekonomisi için potansiyel etkilerine bakacağız

Koronavirüs Çin'i etkiliyor, büyük olasılıkla tüm dünyaya etkileri olacak

Niyetimiz rezervleri bol bir seviyeye döndürmek

Reponun faiz kontrolünü destekleme rolü oynaması mümkün

Fed, repo operasyonunda bir noktada minimum teklif oranını artıracak

Rezervlerde bol bir seviyeye ulaşılana kadar repo operasyonları sistemde olmayı sürdürecek

Reuters: HSBC Türkiye’den çıkmayı değerlendiriyor

HSBC'nin maliyet azaltma programı kapsamında Türkiye'den çıkmayı değerlendirdiği bildirildi. Banka konu hakkında yorum yapmadı.

HSBC geçici CEO Noel Quinn döneminde, daha büyük çaplı maliyet azaltma önlemleri kapsamında Türkiye’den çıkmayı değerlendiriyor.
Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre HSBC ayrıca Ermenistan, Yunanistan ve Umman’ın da dahil olduğu diğer ülkelerden de çıkmak istiyor.
HSBC sözcüsü konuya ilişkin yorum yapmadı.
1990’DAN BERİ TÜRKİYE’DE
HSBC, 1990 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Kurumsal Bankacılık ve yatırım bankacılığı, bireysel bankacılık ve birikim yönetimi alanlarında hizmet sunuyor. HSBC Türkiye, şubeleri, telefon bankacılığı, ATM bankacılığı ve dijital bankacılık kanallarıyla müşterilerine finansal çözümler sunma alanında da faaliyet gösteriyor.
Merkezi Londra'da bulunan ve dünyanın en büyük bankacılık ve finans hizmetleri kuruluşlarından biri olan HSBC Grubu; bugün Avrupa, Asya-Pasifik bölgesi, Kuzey ve Güney Amerika, Ortadoğu ve Afrika olmak üzere 65 ülke ve bölgede yaklaşık 3 bin 800 ofisiyle hizmet veriyor.

28 Ocak 2020 Salı

Yurt dışındaki paraların otomatik bildirimi başladı

Türklerin yurtdışındaki paraları ve gelirleri artık Türkiye’ye bildirilecek.

Türkiye’nin G20’ de ve OECD’de taraf olarak imzalamış olduğu finansal hesap bilgilerinin paylaşımı otomatik 1 Ocak’tan itibaren başladı. Sistem uyarınca her yıl en geç eylül ayı sonuna kadar bilgi değişimi gerçekleştirilmiş olacak.

ürkiye, yabancılara ait hesap, elde edilen faizler, kâr payları, alım satım kazançları gibi unsurların başvuruya gerek kalmaksızın o ülkeye otomatik bildirilmesini sağlayan sisteme 1 Ocak 2020’ den itibaren dahil oldu. Bu sistem uyarınca her yıl en geç eylül ayı sonuna kadar bilgi değişimi gerçekleştirilmiş olacak.

Varlık Barışı’na başvurular artacak

Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ. ortaklarından eski Maliye bürokratları Nazmi Karyağdı ve Bülent Taş, bu uygulamanın yurt dışındaki varlıkların otomatik bildirimini içerdiği için süresi 2020 Haziran’a kadar uzatılan Varlık Barışı uygulamasına başvuruların artacağını söylediler. Karyağdı ve Taş tarafından vergialgi. net adlı internet sitesine kaleme alınan makalede, 2003 yılından bu yana çok sayıda vergi aff ının gündeme geldiği belirtilerek, bunların bir kısmının da yurt dışındaki varlıkların getirilmesi olduğu aktarıldı. Makalede, yurt dışında varlığı olanların bunları Türkiye’ye getirmemeleri halinde inceleme veya cezaya maruz kalmamalarının geçmiş afl arın başarısını olumsuz etkilediği belirtilerek, finansal bilgilerin otomatik değişimiyle artık yeni bir döneme girildiği bildirildi. Yurt dışına götürülmüş olup da Türkiye’de vergisi ödenmemiş kazançların vergilendirilmesinin önünün açıldığı vurgulanan makalede, 30 Haziran 2020’ ye kadar uzatılan Varlık Barışı düzenlemesinden yararlananların sayısının artmasının beklediği ifadeleri yer aldı.

3 yıl sonra sisteme nasıl dahil olduk

G20’ de ve OECD’DE taraf olarak imzalamış olduğu finansal hesap bilgilerinin otomatik değişimine ilişkin çok tarafl ı yetkili makam anlaşmasını, 31 Aralık 2019’ da Resmî Gazete’nin 5. mükerrer sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile resmen kabul etmiş oldu. Otomatik bilgi değişimi, ilk olarak 2014 yılında yapılan OECD toplantısında, ardından aynı yıl G- 20 toplantısında imza altına alınmıştı. Türkiye 51 ülkenin imzaladığı anlaşmayı 21 Nisan 2017’ de imzalamıştı. Bu imzanın ardından anlaşmanın geçerlilik kazanması için Resmi Gazete’de yayınlanması şartı ise 3 yıl sonra yerine getirilmiş oldu.

Otomatik bilgi değişiminin kapsamı

Otomatik bilgi değişimi çerçevesinde, bir ülke diğer ülke vatandaşının sahip olduğu banka hesabı yanı sıra, bundan elde faiz, kâr payı, alım satım kazançlarını, diğer ülkenin talebi olmasa bile karşı tarafa aktaracak. Bu noktada Türkiye bilgi akışı Türkiye’den yurtdışına olacağı gibi, anlaşmaya taraf ülkelerden de Türkiye’ye doğru olabilecek. Bilgi değişimi her yıl bittikten sonra en geç 9 ay içinde yapılacak. Dünya

27 Ocak 2020 Pazartesi

Coronovirüsü güçleniyor, mali varlıklar hastalanıyor

Çin’de coronovirüsü salgının önünün alınacağına dair en ufak bir işaret dahi yok. Ölü sayısı resmi olarak 81’e çıkarken, vaka sayısı da 2.860’a revize edildi. Ülkede izole tıbbi giysi ve maske stoklarının tükendiği rapor edildi. Yahoo News’a konuşan bir Çin’li yetkili virüsün her gün mütasyon yoluyla güçlendiğini itiraf etti. Daha kötü haber ise sırf pazar günü 800 civarında yeni vaka teşhis edilirken, artık Hong Kong ve Macao’da da salgın emareleri var. Diğer ülkelerde ise İngiltere yoğun testler uyguluyor, fakt henüz virüs-pozitif hastaya rastlanmadı.

Yatırımcılar yeni haftaya salgının ekonomik giderini hesaplayarak giriyor. Hastalığı iyileştirecek ya da önleyecek bir aşı olmaması, her türlü projeksiyonu aşan yayılma hızı ve Beijing’in geleneksel kötü haberleri saklma alışkanlığı yatırımcıları çok rahatsız ediyor. Ülkede Yeni Yıl ve mali piyasa tatillerinin 3 gün uzatılması durumun resmi rakamlara yansıdığından daha vahim olabileceğinin bir işareti. Yeni Yıl Çin’in pik harcama dönemi ki bu sene kaybedildi. Türk TV’lerinde Çin’den haber veren muhabirler toplu eğlence yerleri ve kent meydanlarının boş olduğunu anlatıyor.

Doğal olarak piyasalarda panik boyutuna erişen satışlar sürüyor. TSİ ile 18:00’de Dow Jones 400 puandan fazla düşüş kaydederken, VIX korku endeksi de günlük %21 sıçramayla 17.50 civarına çıktı. Kapnamak üzere olan Avrupa borsalarında tüm tahtalar kıpkırmızı, Stoxx600 %2.15 geriliyor.

Türkiye’in de dahil olduğu Gelişmekte Olan Piyasalar (GOP, Ülkeler = GOÜ) endekslerinden veri geç geliyor, fakt son veriye göre MSCI GOP Hisse Endeksi %0.7, GOÜ FX ise dolara karşı %0.3 değer yitirmiş durumda.

Petrol Çin’de büyümenin yavaşlayıp ona mal satan tüm ülkelerin  de fren yapması senaryosunu çok ciddiye aldı. West Texas %2, Brent %1.75 düşerken, Brent $60/varilin altında. Altın ise ufak bir kazançla 1.580/onsu zorluyor.   Asıl kazanan SGMK yani bono-tahvil pazarı. Dünyanın  her yerinden ABD, Alman, Japon DİBS’e kaçış var.

Coronovirüs tam anlamıyla bir Kara Kuğu ve ekonomistlerin en korktuğu belirsizlik, çünkü salgının nasıl evrileceği hususunda makul tahminler yapmak imkansız. Bir senaryoda, bu virüs de SAARS ve kuş gribi gibi zaman içinde alt edilir, ya da yaz yaklaştıkça gücünü yitirir ve dünya krizi az bir zararla atlatır. İkinci senaryoda, virüs Çin’den başka ülkelere, örneğin yazın bitmek üzere olduğu Güney Yarım Küre’ye yayılarak yeni  yayılma rotaları bulur. Bir noktada aktif iş gücünü etkileyip gerek üretim, gerekse hanehalkı harcamalarını kayda değr ölçüde düşürebilir.

Bu günlerde paniği önleyecek ilk gelişme Dünya Sağlık Örgütü’nün rahatlatıcı bir açıklaması olabilir. Çin’de yeni vaka sayısının ivme kaybetmesi, veya diğer ülkelerden yeni vaka haberi gelmemesi de moralleri düzeltebilir. Söylenecek tek şey, bekleyip göreceğiz, fakat piyasaları iyice sarsıp, güven ve finansal koşulların sıkılaşması kanallarıyla reel sektöre bulaşabilecek bir geleceğe hazırlıklı olmakta da fayda var.

Kobe Bryant hayatını kaybetti! Kaza görüntüsü iddası

NBA ekiplerinden Los Angeles Lakers ile 5 şampiyonluk yaşayan ve 2016'da emekliliğini açıklayan dünyaca ünlü basketbol efsanesi Kobe Bryant, Kaliforniya'da geçirdiği bir helikopter kazasında hayatını kaybetti. İşte Kobe Bryant'ın geçirdiği kazanın görüntüleri olduğu iddia edilen o video



Los Angeles County Sheriff Twitter hesabından yapılan açıklamada, 41 yaşındaki Bryant'ın Calabasas kentinde geçirdiği helikopter kazasında hayatını kaybettiği iddiası doğrulandı. Amerikan medyasında yer alan haberlerde kazada ölen diğer 4 kişinin ise Bryant'ın kızları olduğu iddia edilirken, kaza anında çekildiği öne sürülen bu görüntüler sosyal medyada paylaşılmaya başlandı.

23 Ocak 2020 Perşembe

Banka Genel Müdür odalarına baskın!

Rekabet Kurumu'nun 20 banka soruşturması nedeniyle bazı banka CEO ve GMY'lerinin odalarına baskın düzenlendiği ve bilgisayarlarında incelemeler yapıldığı açıklandı.

Cuma gecesi bomba gibi düşen 20 banka soruşturma haberi ile ilgili detaylar belli olmaya başladı.

Rekabet Kurumu denetçileri, cuma gecesi saat 18.00 surlarında b

Bazı banka CEO ve GMY'lerinin odalarına girildiği çanta ve bilgisayarlarında incelemeler yapıldı.

Ekonomist Ugur Gürses tarafından  bir radyo programında gündeme getirilen iddiaya göre, söz konusu CEO'ların bilgisayarlarında döviz, swap ve takas kelimelerinde aramalar yapıldı.

Paramedya'nın ulaştığı iki farklı üst düzey bankacı bu iddiayı doğrulamadı ama yalanlamadı da. Sadece konuşmak istemediklerini bildirdiler.

Reuters'in haberine göre de üç bankacı bu süreci doğruladı. Rekabet Kurumu da yapılan incelemeyi bir "ön araştırma" olarak tanımladı ve araştırmanın kapsamı hakkında bilgi vermedi.

Rekabet Kurumu'ndan yapılan açıklamada, "Tüm sektörlerle ilgili bu tür ön araştırmalar yapılmakta. Bankalar ile ilgili de bir ön araştırma söz konusu. Bu süreç sonuçlanmadan şu aşamada bir açıklama yapmamız söz konusu değil" denildi.


Bankacılar Cuma günü başlayan sürecin halen devam ettiğini belirttiler.

Çeşitli haber kanallarından Rekabet Kurumu'nun 20'den fazla banka için ön araştırma başlattığı belirtilmişti.

Haberde ayrıca, "Ön araştırma kapsamında rekabet uzmanları bankalarda inceleme yürütüyor. Ön araştırmanın kapsamında bankaların mevduat, kredi, döviz, tahvil, bono, hisse senedi ve aracılık hizmetleri yer alıyor. Bankaların bu faaliyetler sırasında birlikte hareket ederek rekabet yasasını ihlal edip etmediklerine bakılacak" ifadesi yer aldı.

Bankacılar ise RK'nın tam olarak neyi araştırdığını anlamadıklarına dikkat çektiler.

Bir bankacı, RK yetkililerinin İstanbul'da banka genel müdürlüklerine Cuma günü öğleden sonra geç saatlerde gittiklerini ve benzer saatlerde bankaların binalarına giriş yaptıklarını belirtti. Bazı RK yetkilileri işlem yapılan masalara oturarak bilgisayarları inceledi ve zaman zaman daha fazla bilgi de istedi.

Bir başka bankacı ise RK'nın sektörde zaman zaman benzer araştırmalar yapan BDDK ile birlikte hareket etmediğine ve araştırılan bilgilerin bir çoğunun zaten otoritelerin elinde mevcut olduğuna dikkat çekti.

Konunun hassasiyeti nedeniyle ismini vermek istemeyen bir bankacı, "Cuma günü başlayan araştırma bizim için de sürpriz oldu. Araştırılan konular bankaların her türlü işlemi... Ancak bu detayları zaten diğer otoriteler zaten görebiliyorlar. Bu nedenle tam olarak ne aradıklarını bilmediğimiz için konu soru işareti oluşturuyor" dedi.

Bankacılar araştırmalarda özel/kamu/yabancı banka ayrımı da yapılmadığını "tüm sektöre" yönelik bir süreç olarak gördüklerini söylediler.

Hükümet TL'nin değerinin %30 civarında eridiği Ağustos 2018'den bu yana finansal piyasalarda ardarda bir çok yeni kural ve düzenleme getirdi.

Döviz işlemlerinde teslimatın ötelenmesi ve zorunlu karşılıklarla kredilerin artırılması gibi bazı düzenlemelerin de yer aldığı bu değişiklikler genel olarak para birimine istikrar kazandırmak ve ekonomiyi daralmadan toparlamaya taşımaya destek için atıldı.

RK 2013 yılında 12 bankaya faiz oranlarını birlikte belirlediklerine yönelik soruşturma kapsamında toplam 1.1 milyar TL ceza vermişti. 2017'de de kurumsal kredilerle ilgili bir soruşturma yürütülmüştü.

Üst düzey bir başka bankacı ise araştırmanın rutin olduğunu söyledi. Benzer şekilde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da ilgili süreci "ben de sektörden duydum" derken endişe edecek bir şey olmadığını belirtti.

YETKİLERİ VAR

Öte yandan Rekabet Kurumu denetçilerinin böyle bir yetkilerinin olduğu öğrenildi. Bir banka yöneticisi 6 yıl önce de böyle bir soruşturma nedeniyle çanta ve bilgisayarların incelemeye alındığını doğruladı

21 Ocak 2020 Salı

Halkbank Dolar işlemine masraf almaya başladı

Halkbank döviz transferi yapan müşterilerinden masraflara ek olarak %0,5 ( binde 5 ) komisyon almaya başladı.



Halkbank’tan 13.01.2020 tarihinden itibaren Döviz Transferi yapan müşteriler masraflara ek olarak   %0,5 ( binde 5 )  komisyon sürprizi şoku ile karşılaştı.

Banka müşterilerin hesaplarına gelen veya giden dövizlerinden masraflardan başka %0,5 ( binde 5 ) peşin komisyon almaya başladı. Alınacak komisyon tutarı 500.-USD’yi aşması halinde 500.-USD komisyon alınıyor.


Bankaya özel bir uygulama

Diğer bankalarda benzer uygulamanın olup olmadığını araştıran müşteriler uygulamanın Halkbank ile sınırlı olduğunu öğrenince iyice şaşırdılar. Uygulamanın Halkbank’ın kendi kararı olduğunu öğrenen müşteriler ikinci şoku bu komisyonun İhracat Bedellerini de kapsamsı ile yaşadı.


BDDK’ya henüz bildirilmedi, masraf listeleri güncellenmedi

Bankanın uygulamasına piyasalar tepki gösterirken alınan komisyonun Kamu oyuna daha önce bildirim yapmadan uygulamaya konması şikayetleri de beraberinde getirdi. Uygulama ile ilgili BDDK’ya bilgi verilip verilmediği ise henüz netliğe kavuşmuş değil. Bankanın internet Sitesinde Ürün Hizmet ve Ücretler tablosuna uygulama henüz yansımadığı gibi BDDK’ya bildirilen masraf ve komisyon tablolarında da henüz  yer almadı. Bir müşteri; “ben gurbetçiyim, kamu bankamıza destek vermek bu zor dönemde mevduat gönderdim hesabımdan 500.-USD kestiler, bu nasıl iş anlamadım” diye şikayette bulundu. Genel Müdürlük birimleri ise komisyon konusunda istisna onayları vermediği için şubelerin müşteriler karşısında zor durumda kaldığı öğrenildi.

Bir yerler piyasada döviz alanları feci terse getiriyor

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci “Ne kadar alırsanız alın...” başlıklı yazısında ekonomik verileri ele aldı.
“DÜNYA BU BULUŞU KEŞFETMELİ”
Kahveci, verileri de aktardığı yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Önce şu tabloya iyice bakın lütfen.
20 Aralık 2019 ila 15 Ocak 2020 arasında Yabancı Para (YP) mevduatları 4,05 milyar dolar artış gösteriyor (%1,84). Ama aynı tarihler arasında 1 dolar + 1 euro /2 ortalamasından oluşan döviz fiyatı ise yüzde -0,72 değer kaybediyor.
Talep fiyat düşürüyor yani... Dünya bu buluşu keşfetmeli. Ya da...
Bir yerler piyasada döviz alanları feci terse getiriyor. Ama neresi?”
“YABANCILAR 291 MİLYON DOLAR NET HİSSE SENEDİ SATIŞI YAPMIŞ”
Kahveci yazısını şöyle sürdürdü:
“Son finansal baharın estiği 04 Ekim 2019 ila 10 Ocak 2020 arasına bakıyoruz. Hisse senedi piyasasına gelen yabancı sıcak para... pardon gelmemişler; gitmişler. Yabancılar 291 milyon dolar net hisse senedi satışı yapmış.
Borçlanma Senetleri (DİBS) yatırımlarından da net 1 milyar 172 milyon dolarlık satış yapmışlar.
Ekranlarda sıcak para girişinden uzmanlar bahsedince ben de aldandım tabii. Çünkü Millet döviz alırken, döviz çıkmıyor ve piyasalarda bahar havası esebiliyor...
Bir acayip hesap düzeni ama nasıl?”
“BU TUTAR ZATEN 250 BİN DOLARA SATILAN TC PASAPORTUNDAN GELEN KÖRFEZ GÖÇMEN PARASI”
Karar yazarı Kahveci ayrıca şunları kaydetti:
“Mesela Sn Bakan Berat Albayrak dün doğrudan yatırım hakkında ‘Bir sistematiğe oturdu, 2019 yılını 10-15 milyar dolar ile kapattık’ demiş. Gerçi 10 ila 15 arası büyük rakam... Zaten önemi de yok. Çünkü Merkez Bankası Ocak-Kasım doğrudan yatırım tutarı 7 milyar 579 milyon dolar. Bu tutar zaten 250 bin dolara satılan TC pasaportundan gelen Körfez göçmen parasından başkası da değil...
Bakan Bey geçen yıl da 2,5 milyon istihdam oluşturacağız demişti. Ne yazık ki, yarım milyon insan işini kaybetti tabii. Hatta son 3 ayda 10 milyar dolar yabancılardan sermaye geldi dedi ama yıl biterken bile son verilerde öyle bir rakama ulaşılamadı.
Kısaca bir şeyler ileri sürüyor, bir şeylerin de (nerede ise tüm piyasa ve veriler) bu kurduğumuz şeylere uymasını istiyoruz.
Uymayanın başına ne geleceğini herkes önceki örneklerden tahmin edebiliyor. Aklıma geldi bak şimdi; BİM’de işler nasıl acaba!
Bu arada önceki gün Trabzonspor iyi kazandı. Ünal Karaman gidince işler mi düzeldi ne? Hayret ama...
Niye hayret ki? Dolar & Euro, ne varsa öyle bizde. İstediğin kadar satın al senin olmuyorlar. Hep başkasının paraları.

AB, Türkiye'ye yaptırım hazırlığında.

AB: Türkiye'ye yaptırım için isim listesi oluşturuluyor; çalışmaların tamamlanmasını bekliyoruz


Avrupa Birliği, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yaptığı sondaj çalışmaları nedeniyle yaptırımlarla sonuçlanacak olan isim listesi oluşturma çalışmalarını sürdürdüğünü duyurdu.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısının ardından Brüksel'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Kıbrıs Dışişleri Bakanı bizi sondaj çalışmaları konusunda bilgilendirdi. Konuyla yakından ilgilenen çalışma gruplarının gerekli yaptırım uygulanması doğrultusunda isim listesini tamamlamasını bekliyoruz. Listede bazı isimlerin yer aldığını biliyoruz." ifadelerini kullandı. Borrell, listenin ne zaman hazır olacağına yönelik bilgi vermedi.

Libya görüşüldü: 'Kalıcı ateşkes için çalışmalar yürütmeliyiz'
Berlin'deki uluslararası konferansın hemen ardından Brüksel'de Libya'daki gelişmeleri masaya yatıran Avrupa Birliği dışişleri bakanları bölgede kalıcı barış arayışına girdi. Borrell, "Bugün burada Avrupa Birliği'nin bölgede barış sağlamak için daha fazla neler yapabileceğini konuştuk. Farklı senaryoları masaya yatırdık. Silah ambargosuna uyulmasının önemine vurgu yaptık. Bu geçici bir ateşkes, bizler kalıcı ateşkes için çalışmalar yürütmeliyiz." dedi.
Libya'nın "bir tümör gibi bölgeye hızla yayıldığını" ifade eden Borrel, 2019 yılında Sahel ülkelerinde toplam bin 500 askerin hayatını kaybettiğini ifade etti. 2012 yılından bu yana bu rakamın en yüksek seviyeye ulaştığını söyledi.

23 Mart tarihinde Brüksel'de uluslararası zirve düzenlenecek
Bölgenin güvenliği konusunda Avrupa Birliği'nin önemli bir aktör olduğunu ifade eden Borrell, "Stratejik işbirliği için anlaşma sağlandı. 23 Mart tarihinde farklı aktörleri bir araya getiren uluslararası bir zirve düzenlemeyi planlıyoruz. Umarız Berlin zirvesi kadar başarılı olur." dedi.
Toplantıda görüşülen diğer konular ise iklim krizi ve Avrupa Birliği'nin bu konuda atacağı adımlar oldu. Venezuela, Bolivya, Hindistan ve İran da masaya yatırıldı. Borrell, "Önemli olan yeni bir anlaşma yapmak değil, İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı kurtarmak." dedi.

20 Ocak 2020 Pazartesi

Dünyada gençlerin yarısı 10 yıl içinde nükleer savaş çıkmasından endişeli

Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin farklı ülkelerde 16 bin kişi üzerinde yaptığı ankete göre, yaşları 20 ile 35 arasındaki gençlerin yüzde 54'ü, gelecek 10 yılda nükleer saldırı olacağı endişesi taşıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin (ICRC) araştırmasına göre, 1981-2000 arasında doğan ve 'Milenyum Kuşağı' olarak adlandırılan gençlerin yarısından fazlası, gelecek 10 yılda nükleer saldırı yaşanmasından korkuyor.
ICRC tarafından yapılan ankette, 16 ülkede yaşayan 16 bin gence dünyadaki çatışmalarla ilgili sorular yöneltildi.
"Savaş üzerine genç kuşak" adı verilen ankete göre yaşları 20 ile 35 arasındaki gençlerin yüzde 54'ü, gelecek 10 yılda nükleer saldırı olacağı endişesi taşıyor.
Ankete katılanların yüzde 47'si, 3. Dünya Savaşı çıkacağına inandıklarını kaydederken, yüzde 46'sı aksi yönde görüş belirtti.
Gençlerin yüzde 74'ü, dünyadaki çatışmaların 'önlenebilir' olduğunu düşünürken, yüzde 23'ü ise 'kaçınılmaz' olduğunu öne sürdü.
Gençlere göre dünyadaki insanları en fazla etkileyen sorunlar listesinde yolsuzluk, işsizlik ve yoksulluk başı çekiyor.
ICRC Başkanı Peter Maurer, konuya ilişkin açıklamasında, Milenyum Kuşağı'nın gelecek hakkında endişeli olduğunu belirterek, "Bu kuşak, yarının karar vericileri olacak. Bugün çatışmalar hakkında ne düşündükleri ve endişeleri, gelecekte dünyanın gidişine dair daha iyi fikir verebilir" ifadelerini kullandı.
ICRC'nin internet sitesinde yayımlanan anket, Haziran-Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Dolar G – 10 paraları karşısında geriledi, sterlin kayıplarını artırdı

Bloomberg Dolar Spot Endeksi (BBDXY), doların G - 10 paralarının çoğu karşısında düşmesi karşın büyük ölçüde sterlinin baskı altında olmasından dolayı Pazartesi günkü işlemlerde fazla değişmedi.

Avrupa'da bulunan bir tradera göre işlem hacimleri, hem spot piyasada hem de opsiyon piyasalarında iyi talep gören yen hariç son ortalamaların alt kısmında seyrediyor.
Sterlin/dolar paritesi kayıplarını ikinci güne taşıdı. Parite Pazartesi günü yüzde 0.3 düşüşle 1.2982 ile 14 Ocak'tan beri en düşük seviyeden işlem gördü. Sterlin/dolar, geçen hafta 21 günlük hareketli ortalamısındaki direnci kıramamasının ardından kısa vadelde yönünü aşağı çevirdi.
İngiltere'de Salı günü açıklanacak istihdam verisi ve Cuma günkü PMI rakamları paritenin seyri açısından önemli olacak. Traderlar İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) 30 Ocak'ta faiz indirimine gitmesine yüzde 70 ihtimal veriyor.

Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin kara katılarak dağıtılması kabul edildi

Merkez Bankasının, son yıl karından ayrılan hariç, birikmiş ihtiyat akçesinin tamamının kara katılarak dağıtılması kabul edildi.
Olağanüstü Genel Kurul, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ın başkanlığında toplandı.
İki gündem maddesi bulunan Genel Kurul'da, açılışın ardından toplantı başkanlığı oluşturulacak.
Daha sonra, Merkez Bankasının 2019 yılı dönem karından avans dağıtımı yapılmasına ve son yıl karından ayrılan hariç birikmiş ihtiyat akçesinin kara katılarak dağıtılmasına karar verilmesi hususları Genel Kurul'un onayına sunuldu.

Gıda İsrafının 300 Milyarı Geçtiği Tahmin Ediliyor!

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da düzenlenen 'Hotel-Restoran-Cafe (HO-RE-CA) sektörünün en büyük buluşması 31.Hotel Equipment ve 27. Food Product fuarlarında, turizm ve gıda sektörünün en önemli sorunlarından biri olan “Gıda İsrafı”na dikkat çekildi.

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da düzenlenen ‘Hotel-Restoran-Cafe (HO-RE-CA) sektörünün en büyük buluşması 31.Hotel Equipment ve 27. Food Product fuarlarında, turizm ve gıda sektörünün en önemli sorunlarından biri olan “Gıda İsrafı”na dikkat çekildi. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve şeflerin büyük ilgi gösterdiği panelde; tarımdan başlayarak sofrada son tüketiciye ulaşana kadar gerçekleşen israftan, tabakta israfa kadar pek çok konunu ele alındı. Etkinlikte resmi olmayan rakamlara göre Türkiye’de 2014 yılında gıda israfının maliyeti 250 milyarken, günümüzde 300 milyarın üzerine çıktığının tahmin edildiği bilgisi paylaşıldı.

ETÜDER (Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği) ve Fazla Gıda A.Ş.’nin işbirliğiyle ANFAŞ ev sahipliğinde “HO-RE-CA Kanalında Gıda İsrafının Önlenmesi” konulu panel düzenlendi. Halk Sağlığı Uzmanı Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Özyaral’ın moderatörlüğünü üstlendiği panele, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Regnum Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Üstertuna, Fazla Gıda Satış Müdürü Gökmen Güven, Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz ve ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı konuşmacı olarak katıldı.

Ebeveynler ‘ben yiyemedim çocuğum yesin’ şeklinde davranarak yanlış yapıyor…

Dünyanın büyük bölümü açlıkla savaşırken, diğer yandan büyük bir gıda israfı yaşandığına dikkat çeken Halk Sağlığı Uzmanı Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Özyaral,“Eskiden annemiz bizi de mutfağa sokardı kendimiz emek harcayarak bir şeyler yapmayı öğrenirdik, şimdi ebeveynler ‘ben yiyemedim çocuğum yesin’ şeklinde davranarak bana göre yanlış yapıyor. Çocuk yokluğu görmediği için varlığın kıymetini bilemiyor. Çocuklarımıza gıdanın önemini ve israf konusunu anlayabileceği şekilde anlatarak gıdaların israf edilmeden gelecek nesillere aktarılmasını sağlamalıyız.” dedi.

Prof.Dr. Özyaral, gıda tüketimindeki 3 R kuralına dikkat edilmesi hatta bu kuralların 4’e, 5’e çıkarılması gerektiğini belirtti ve şöyle devam etti: Üretilen atık miktarının daha az olmasına dikkat edecek şekilde kullandığımız ürünleri seçmek olarak nitelenen Reduce (Azaltmak), ürünlerin tekrar kullanımını ya da kullanılabilecek parçalarının tekrar kullanılmasını kapsayan Reuse (Yeniden Kullanmak) ve atığın yeni bir ürüne dönüştürülmesi olan Recycle (Geri Dönüşüm) kurallarına mutlaka uymalıyız”.

Doğru depolama yöntemi ve soğuk zincir, ürünün doğru şekilde ulaşmasını sağlar…

ETÜDER Başkanı Melih Şahinöz ise “Evin dışında yapılan tüketimde biz tabağı ve ortamı görüyoruz, eğer tabak ve ortam iyiyse, yediğimizden keyif alıyorsak, aldığımız servisten de memnunsak oradan hesabımızı ödeyip çıkıyoruz fakat o ürünün oraya kadar nasıl geldiğini bilmiyoruz. İsrafı önlemek için tedarikte ne yapmak lazım; aslında ürünün nasıl üretilmesi gerektiğini herkes biliyor fakat üretici ya da dağıtıcı rekabetle veya krizle karşı karşıya kalınca ürünü ucuzlatıyor. Ürünlerin doğru şekilde üretilmesi lazım, üreticiyi biliyorsa ki biz bu ürünleri aldığımızda kontrol edeceğiz, analiz yaptıracağız bazı örneklem yöntemiyle bakacağız dolayısıyla kötü ürün götürdüğümde ceza yerim diye düşünüyorsa bunu yapmıyor. İkinci usul aslında ürünler çocuklar gibi günahsız doğuyor, Türk Sanayisi çok ilerledi çok gelişti ürünler düzgün yapılıyor, üretici bunu özenle yapıyor, ama üreticiden alan x dağıtıcı bunu doğru şekilde depolamayınca performansa yansıyor. Doğru depolama yöntemi kullanılmalı ve soğuk zinciri doğru uygulamak lazım ki ürün siz doğru şekilde ulaşsın. Eğer tüm kurallara uyarsak, müşterilerimiz de kurallara uyan tedarikçilerden alışveriş yaparsa biz de ev dışı tüketimdeki gıdanın güvenliğini sağlamış ve böylelikle de israfı bitirmiş oluruz.” dedi.

Yokluğunu çekmeyen insan israfı önlemeyi bilmez…

Etkinliğin ev sahibi ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, “12 yaşımda Antalya’ya geldim ve 2.5TL haftalık alırdım bu para bana bir hafta yetmek zorundaydı ekmek de o tarihlerde 50 kuruş falandı, çeyrek ekmek alırdım. Sabah kahvaltısı çeyrek ekmek 10 gram peynir. Eskiden ekmek satılırdı şimdi çeyrek satılmıyor torba torba satılıyor. Yokluğunu çekmeyen insan israfı önlemeyi bilmez. Çocuklarımıza israfı öğretmiyoruz. Projem var inşallah okullarda da bu konuyla eğitim oluşturacağım. Dünyada Türkiye kadar ekmek israfı yapan başka bir ülke tanımıyorum. Dünya da insanoğlu dışında israf eden canlı yok. İtalya’da gönüllüler bir kooperatif kurmuş otellerle anlaşmışlar, ekmekleri toplayıp fırında kurutup un yapıyor, makarna yapıyor aynı zamanda bunu satıp, yoksullara dağıtıyorlar. Umarım bir gün biz de bunu yapabiliriz.”dedi.

Otellerde ‘Herşey Dahil’, konusunda çuvaldızı kendimize batırmamız gerekiyor…

Otellerde ve son tüketiciye hazırlık aşamasında yaşanan gıda israfına ve atık konusuna değinen Regnum Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Üstertuna, “5 bin kalemin üzerinde malzeme alıyoruz, müthiş bir hareket var ve bu sistemin dinamiklerine bağlanıyor. Çok kapsamlı bir konu ve bilinç çok önemli. Bu kadar malzemenin alındığı, bu kadar malzemenin kullanıldığı ve tüketildiği bu ortamda bunu verimlilikle tüketmedik, bilinçli bir şekilde sunmak çok önemli. Uluslararası otelcilik literatüründe ‘Herşey Dahil’ in Türkiye’de uygulanış tarzı yabancı otelcilerin bildiği bir tarz değil. ‘Herşey Dahil’, konusunda çuvaldızı kendimize batırmamız gerekiyor otelcilik olarak ve buna önem vermemiz gerekiyor. Yurtdışında grup olarak bu konulara çok ilgi duyuyoruz ve bunun sorumluluğu var. 800 milyon insanın aç yattığı bir dünyada müthiş bir atık ortaya çıkıyor ve bu insanı çok düşündürüyor. İşin çevresel ve mali durumu var. Bir otelin bu konulara verdiği önemli ortalama yıllık kazancı 6-7 milyon TL var. Önce yatırımcıdan başlıyor iş ardından profesyonellerin kendilerini bu konuda yetiştirmeleri ve malzeme otele girdikten atık olana kadarki tüm süreçleri teker teker takip etmeleri gerekiyor ve mikro düzeyde eğitimlerle birlikte güzel örneklerle bunu verimli hale getirmeleri gerekiyor.”dedi.

Türkiye’de de Dünyada da atığı nasıl değerlendireceğimizi ve nasıl azaltacağımızı bilmiyoruz çünkü ölçmüyoruz…

Türkiye’deki gıda israfını rakamlarla ifade eden Fazla Gıda Satış Müdürü Gökmen Güven, “Fazla Gıda 3 senedir sosyal gelişim gıda atığıyla mücadele eden, mücadelenin anlamı da şu aslında atığı kaynağında teknoloji çözümleriyle azaltmaya çalışan bu oluşan atığı da finansal ve sosyal olarak en doğru ve karlı şekilde değerlendirmeye çalışan bir girişim. Bu yola çıkarken temelde şu soruları sorduk, Türkiye’de gıda atığına dair net bir data yok 2014’te bir rakam var yaklaşık sadece üretim ve tüketim arasında 250 milyar TL olduğu düşünülüyor, bunun içerisinde tarlada ya da evde atılan çöp yok. Şu anda 300 milyar seviyesinde olduğu var sayılıyor. Aşçılar daha iyi bilir ürün alırken fiyatı ve performansı günlerce tartışılıp deneniyor fakat ürün çıkarken çöp olarak çıkıyor. Dolayısıyla sizin aşaması nedeni ve miktarını bilmediğiniz bir şey üzerine konuştuğunuz bir kurguya dönüyor. Kimse atığın ne kadar ne aşamada ve ne sebeple oluştuğunu bilmiyor. Türkiye’de de Dünyada da atığı nasıl değerlendireceğimizi ve nasıl azaltacağımızı bilmiyoruz çünkü ölçmüyoruz. Biz bunları ölçmek için gıda atığı ile ilgili bir mücadele başlattık ve 3 sene önce bir perakendeciyle 50 kg ile başlayan mücadelemiz şimdi ayda 1000 tona geldi.” şeklinde konuştu.

ANFAŞ’ta düzenlenen HORECA Fuarları 70 Ülkeden 50 binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyor…

Turizm ve gıda sektörünün Türkiye’deki en büyük buluşması ANFAŞ Hotel Equipment – 31.Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı ile ANFAŞ Food Product – 27.Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarları eş zamanlı olarak 15-18 Ocak tarihleri arasında kapılarını ziyarete açtı. 4 gün boyunca 600 katılımcının 3 bin 700’ün üzerinde markasını sergilediği fuarlar, 70 ülkeden 50 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlıyor.

Günümüz Veterinerleri (ve Doktorları): "bu ilacı kullan 2 hafta sonra gel"

"bu ilacı kullan 2 hafta sonra gel"
Böyle bir durumda hiçbir test yapmadan, daha doğrusu rahatsızlığı saptamadan bir hayvana ilaç içirmek veya fizyoterapi uygulamak riskli olabilir. Hayvanınızı mesleğini aşkla icra eden bir veterinere götürmelisiniz. Asla forumlarda veya internette herhangi birisinin ettiği ilacı kullanmayın.

Hastalıkların en doğru tedavisi için ilk koşul tanıdır.
Doğru bir tanı yapabilmek için anamnez, muayene, tıbbi gözlem -ve gerekirse testler- şarttır.
Anamnez, muayene ve tıbbi gözlem ile test (kan tahlil, idrar tahlili vb.) sonuçları arasında bir bağ kurularak olası hastalık varsayımlandırılır (ihtimali tanı).
Ayırıcı tanıyı elde edebilmek için tıbbi gözlem, anamnez ve laboratuvar sonuçları dahil tüm veriler ilişkilendirilir.
Bu işlemler tamamlanınca kesin tanı belirtilir ve tedavi planı saptanır.

Günümüzdeki veterinerlerin -ortalama- yarısı (özellikle daha az kurumsal olan ve daha sınırlı araştırma kapasitesine (cihazlar vb.) sahip küçük klinikler) tıp etiğini çiğneyerek hayvanın sorunu en fazla bir ya da iki sorup, anamnez ve detaylı muayene yapmaksızın, tahmin ettiği hastalık tanısını kesin tanı sayarak bir ilaç veya öneri ile tedavi sürecine başlamaktadır. Bunun sonucunda hayvanın hastalığındaki semptomlar devam etmekte, hatta olumsuz gelişmeler yaşanmaktadır. Antalya'nın en büyük 5 veterineri ve ara sokaklarındaki küçük veterinerlerinin hemen hemen hepsine yolum düşmüş birisi olarak söylüyorum. Hayvanınızı mesleğinden bıkmış, günü tamamlamaya çalışan veterinerlere değil, mesleğini aşkla yapan veterinerlere teslim edin.

19 Ocak 2020 Pazar

Kocaeli’deki o bankada para bitti


ÇOK YÜKLÜ MİKTARDA PARA ÇEKTİ

Gölcük'te dün ilginç bir olay yaşandı. Türkiye Ekonomi Bankası Gölcük Şubesine öğleden sonra gelen bir müşteri bankadan çok yüklü bir miktarda para çekti. Söz konusu müşterinin ne kadar para çektiği öğrenilemese de bu miktarın şubeyi sarsan bir miktar olduğu günün ilerleyen dakikalarında belli oldu.


GERİ DÖNDÜLER

Bankadan ani bir şekilde böylesi para çıkışından bir saat sonra yavaş yavaş yapılan işlemler neticesinde de şubede para tükendi. Kapanış saatlerine doğru bazı vatandaşlar para çekemeden geri döndü. Bazı vatandaşlar ise çekmek istediklerinin altında rakamlarda bankadan para çekerek dönmek zorunda kaldı.

5’LİK 10’LUK

Hatta öyle ki şubeden günün son saatlerinde paranın tükendiği anlarda para çekmek isteyen bir vatandaş hem istediği miktarda para çekemedi. Hem de yaklaşık 2 bin TL parayı 5 TL ve 10 TL banknotlar halinde aldı.

IMF'den kritik uyarı: Küresel ekonomik kriz bekleniyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva olası bir uluslararası kriz uyarısında bulundu.

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörü Kristalina Georgieva, dünyayı yeni bir küresel ekonomik krizin beklediği uyarısı yaptı. Finans sektöründeki eşitsizlik ve istikrarsızlığın yayılmasına bağlı olarak yeni bir büyük buhranın kapıda olduğunu iddia etti.

"OECD TARAFINDAN DA GÖZLENMEKTE"

Georgieva, son 20 yılda ülkeler arasındaki eşitsizliğin küresel olarak azaldığını, ancak ülkelerdeki iç eşitsizliğin pek çok ekonomik parite üzerinden artmaya devam ettiğini belirtti. Büyük Britanya’da, en zengin yüzde 10’luk topluluğun, ülkedeki en yoksulların elinde bulunan toplam servetin yüzde 50’sinden daha fazlasını kontrol ettiğini de bu duruma örnek olarak gösteren IMF direktörü, büyük ölçüde gelir ve servet eşitsizliğinin tarih boyunca rekor seviyelere ulaştığının OECD tarafından da gözlenmekte olduğunu belirtti.

BÜYÜK BUHRAN HATIRLATMASI

Georgieva, Washington’daki Petersen Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada, “Bir bakıma endişe verici bu eğilim bize 20’nci yüzyılın ilk bölümünü (büyük buhran) dönemini hatırlatıyor. Teknoloji ve entegrasyonun birleşik güçleri ilk altın çağına, mutlu yirmili yıllara ve nihayet finansal felakete neden olmuştu” hatırlatmasını yaptı.
ABD’de 19’uncu yüzyılın sonundaki ekonomik ve demografik patlama dönemlerine Altın Çağ deniyordu. İç savaştan sonra başlayan mutlu yirmili yıllar daha sonra yerini büyük ekonomik buhranlara, ardından da dünya savaşlarına sürükledi. (İHA)

18 Ocak 2020 Cumartesi

İş Bankası'ndan ekonomiye 1.1 milyar dolarlık kaynak

Türkiye İş Bankası, uluslararası piyasalarda 750 milyon dolar tutarında 10 yıl vadeli ve beşinci yılda geri çağırma opsiyonu bulunan sermaye benzeri bir tahvil ihracı gerçekleştirdi.



Faiz oranı yüzde 7.75 seviyesinde olan ihraç işlemine, 3.5 milyar doların üzerinde bir talep geldi. Bankanın iştiraki TSKB’nin de uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği 400 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli ve sabit faizli Eurotahvil ihracı ile birlikte grup, Türkiye'ye 1 milyar 150 milyon dolarlık kaynak sağladı.

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bu kaynakların, İş Bankası’na ait değil, ülke ekonomisine ait olduğunu ve Türkiye ekonomisinin doğrusu için kullanılacağını vurgulayarak, “Biz bu kaynakların sahibi değil aracısıyız. İşin tekniğine ve etiğine uygun bir tutarlılıkla Türkiye ekonomisinin hizmetine sunacağız. İş Bankası olarak kredi verme kapasitemizi de artıran söz konusu sermaye benzeri tahvil ihracı, ülkemiz ekonomisi için değerlidir.
Türk ihraççılar için piyasaların henüz hazır olmadığına dair görüşlerin bulunduğu böyle bir dönemde, İş Bankası Grubu olarak üst üste gerçekleştirdiğimiz bu iki ihracı, teşvik edici ve yol açıcı olması bakımından kıymetli buluyorum” dedi.

Teşvik edici ve yol açıcı olacak

İş Bankası’nın yoğun ilgi gören yurtdışı tahvil ihracının, 2018 Şubat ayından bu yana Türk bankaları tarafından yurtdışında gerçekleştirilen katkı sermaye niteliğini taşıyan ilk piyasa ihraç işlemi olduğunu dile getiren Bali, “200 civarında yatırımcının ilgi gösterdiği işlem, tek düzenleyici kuruluş aracılığıyla tamamlandı. İhraca gelen yüksek talebe bağlı olarak, tahvilin getiri seviyesi işlem sırasında revize edildi ve başlangıç seviyesinin 50 baz puan altında sonuçlandırıldı” dedi.

Bali, İş Bankası’nın ve iştirakleri TSKB’nin ihraçlarına gelen yüksek talebin; Türkiye’ye, Türk bankacılık sektörüne ve bankalara duyulan güveni yansıttığını vurgulayarak iki işlemin de banka ve kurumları yurtdışı piyasalardan fon temin etme konusunda teşvik edici ve yol açıcı olacağını kaydetti.

Üç kamu bankasının payı artıyor.

Türkiye ekonomisi kredisiz büyümeyi başaramıyor. Dolayısıyla ekonomi yönetimleri büyüme modellerini bankaların vereceği krediye dayandırıyor.


Son yıllarda da değişen bir şey yok. Bankaların denetlenmesi ve düzenlenmesinden sorumlu BDDK da Merkez Bankası (TCMB) da bankaları daha fazla kredi versinler diye yönlendiriyor.
Ekonomide yaşanan malum sorunlar, kredilerin geri dönüşünü veya çevrilmesini zorlaştırdıkça özel bankalar kredi verme konusunda isteksiz davranabiliyor.
Haklılar da. Çünkü batan krediler bankaların bilançolarını bozarken, sermaye gereksinimlerini artırıyor. Bu konularda destekleyici düzenlemeler yapılsa da durum değişmiyor:
Uluslararası Derecelendirme Kuruluşları, bankaları değerlendirirken bu olumsuzluğa dikkat çekiyor.
Bankaların rating notları olumsuz etkilenirken, dış krediye ulaşma maliyetleri artıyor.
İşte tam burada devreye kamu bankaları giriyor. Boşluk kamu bankaları tarafından dolduruluyor.
Aşağıda Tablo 1’de sektörde ilk 10 banka içinde yer alan üç büyük kamu bankasının (TC Ziraat, T. Vakıflar ve T. Halkbank) yıllar itibariyle bankacılık sektöründeki yeri gösteriliyor. En son veri 2019’un Eylül sonuna ait. 

T. Aktifler T. KredilerMevduat
200231,816,34,6
201030,928,737,1
201530,129,933,4
2019/936,138,439,8
Tablo 1. Üç büyük kamu bankasının payı (%) / Kaynak: TBB verilerinden hazırlanmıştır. Katılım bankaları hesaba katılmamıştır.

Tablo açık: Özellikle 2015’den itibaren kamu bankalarının payında gözle görülebilir artış söz konusu.
Üç büyük banka şu anda Türkiye’deki toplam mevduatların yüzde 39,8’ine, toplam kredilerin yüzde 38,4’üne ve toplam varlıkların (aktiflerin) de yüzde 36,1’ine sahip.
Amacımız bu görüntüyü eleştirmek değil durum tespiti yapmak. Piyasa ekonomisinin yüceleştirildiği ortamda kamunun payının sürekli artması ironi olsa da…
Tablo 2’de yine ilk 10 banka içinde yer alan üç kamu bankasının, yıllar itibariyle aktif sıralamasına göre yerlerinin nasıl değiştiği gösteriliyor.  
Ziraat Bankası, Türkiye’nin aktif büyüklüğü açısından en büyük bankası. 2002’den itibaren de zirvede kalmış.
Halkbank ve Vakıflar Bankası ise genelde 6'ncı ve 7'nci sırada yer alırken; son 4 yılda Halkbank 2'nci büyük, Vakıflar Bankası ise 4'ncü büyük banka haline gelmiş.
2002201020152019/9
1TC Ziraat BankasıTC Ziraat BankasıTC Ziraat BankasıTC Ziraat Bankası
2AkbankT. İş BankasıT. İş BankasıT. Halkbank
3T. İş BankasıT.Garanti BankasıT.Garanti BankasıT. İş Bankası
4T.Garanti BankasıAkbankAkbankT. Vakıflar Bankası
5Yapı Kredi BankasıYapı Kredi BankasıYapı Kredi BankasıT.Garanti Bankası
6T. HalkbankT. Vakıflar BankasıT. HalkbankYapı Kredi Bankası
7T. Vakıflar BankasıT. HalkbankT. Vakıflar BankasıAkbank
8KoçbankFinansbankFinansbankQNB Finansbank
9PamukbankDenizbankDenizbankT. Eximbank
10FinansbankT. Ekonomi BankasıT. Ekonomi BankasıDenizbank
Tablo 2. Aktiflerine göre Türkiye’de ilk 10 banka / Kaynak: TBB
Kredi sıralamasında ise daha çarpıcı bir görüntü var: Tablo 3’de gösterildiği gibi 2002’de Ziraat Bankası, Türkiye’deki kredi kullandırma sıralamasında 5'nci; Vakıflar Bankası 7'nci sırada yer alırken ilk 10 banka içinde Halkbank yok.
2015’de Ziraat Bankası birinci sıraya otururken; Halkbank 6'ncı; Vakıfbank ise 7'nci sırada yer almış. 2019 Eylül itibariyle ise Ziraat Bankası birinci, Halkbank ikinci, Vakıfbank ise dödüncü sıraya yerleşmiş.
Bilindiği gibi 2019 Eylül sonu itibariyle kullandırılan kredilerin yüzde 55’i büyük yani kurumsal kredilerden, yüzde 25’i KOBİ kredilerinden, yüzde 20’si de tüketici kredilerinden oluşuyor.
Demek ki üç kamu bankasının bu denli aktif hale gelmesi büyük kredilerden kaynaklanmış.
2002201020152019/9
1T. İş BankasıT.Garanti BankasıTC Ziraat BankasıTC Ziraat Bankası
2Yapı Kredi BankasıT. İş Bankası    T. İş BankasıT. Halkbank
3AkbankTC Ziraat Bankası  T.Garanti BankasıT. İş Bankası
4T.Garanti BankasıAkbankYapı Kredi BankasıT. Vakıflar Bankası
5TC Ziraat Bankası Yapı Kredi BankasıAkbankT.Garanti Bankası
6T. EximbankT. Vakıflar BankasıT. HalkbankYapı Kredi Bankası
7T. Vakıflar BankasıT. HalkbankT. Vakıflar BankasıAkbank
8KoçbankFinansbankFinansbankT. Eximbank
9FinansbankDenizbankT. Ekonomi BankasıQNB Finansbank
10PamukbankING BankDenizbankDenizbank
Tablo 3. Verilen kredilere göre Türkiye’de ilk 10 banka / Kaynak: TBB

Tablo 4’te de üç kamu bankasının mevduat sıralamasındaki yeri gösteriliyor. Durum son dönemde farklı değil:
Ziraat Bankası her dönem en fazla mevduat toplayan banka iken; Halkbank ikinci, Vakıflar bankası ise dördüncü sıraya yükselmiş.
2002201020152019/9
1TC Ziraat BankasıTC Ziraat BankasıTC Ziraat BankasıTC Ziraat Bankası
2T. İş Bankası  T. İş Bankası  T. İş BankasıT. Halkbank
3AkbankT.Garanti Bankası   T.Garanti BankasıT. İş Bankası
4T.Garanti BankasıAkbankAkbankT. Vakıflar Bankası
5Yapı Kredi BankasıT. HalkbankYapı Kredi BankasıT.Garanti Bankası
6T. HalkbankYapı Kredi BankasıT. HalkbankAkbank
7T. Vakıflar BankasıT. Vakıflar BankasıT. Vakıflar BankasıYapı Kredi Bankası
8PamukbankFinansbankFinansbankQNB Finansbank
9KoçbankDenizbankDenizbankDenizbank
10FinansbankT. Ekonomi BankasıT. Ekonomi BankasıT. Ekonomi Bankası
Tablo 4. Mevduata göre Türkiye’deki ilk 10 banka / Kaynak: TBB

Uzatmayalım: Özel bankalar, şirketlerin içinde bulundukları sorunlar nedeniyle bozulan nakit akışlarından rahatsız. Aktif kalitelerini bozmak istemiyorlar.
Bu nedenle de büyüme ve kredi verme konusunda isteksizler. Haksız da sayılmazlar. 
Birçok sorunlu şirket faaliyet gelirleri ile bırakın borçlarının anaparasını; faizlerini bile borçlanarak çevirebiliyor. Bu şirketlere verilen kredilerin gelecekte de çevrilme olasılığı düşük.
Herkesi kurtarmak mümkün değil. Herkesi kurtarmaya kalktığımızda potansiyel güçlü şirketlerin de bu grubun içine itilme olasılığı artıyor.
Çünkü “ponzi” dediğimiz şirketler ile ekonomide yatırım yapmak, verimli çalışmak ve ekonomiyi büyütmek mümkün görünmüyor. 
* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. Sadi Uzunoğlu